BİRLİK OLMA ZAMANI…
BİRLİK OLMA ZAMANI…

 “Allah şüphesiz inananları savunur, çünkü hainleri ve nankörleri hiç sevmez.” Allah iman edenleri korur. Kâfirlere karşı, hainlere karşı Allah mü’min kullarını savunur, müdafaa eder. Onlara karşı hainleri, nankörleri asla savunmaz. Rasulullah efendimiz beraberindeki Müslümanlarla Mekke şirk ortamını terk edip Medine’ye gelir gelmez orada Allah egemenliğinde müslümanca, özgürce bir hayatın temellerini oluşturmaya başlayınca, orada devletini kurunca […]

 “Allah şüphesiz inananları savunur, çünkü hainleri ve nankörleri hiç sevmez.”

Allah iman edenleri korur. Kâfirlere karşı, hainlere karşı Allah mü’min kullarını savunur, müdafaa eder. Onlara karşı hainleri, nankörleri asla savunmaz.

Rasulullah efendimiz beraberindeki Müslümanlarla Mekke şirk ortamını terk edip Medine’ye gelir gelmez orada Allah egemenliğinde müslümanca, özgürce bir hayatın temellerini oluşturmaya başlayınca, orada devletini kurunca işte bu ayetlerle ilk savaş işaretleri veriliyordu. Müslümanlara Allah’ın desteğinde oldukları, Allah’ın koruması altında oldukları, kâfirlerin ve müşriklerin de Allah düşmanı oldukları vurgulanarak bir yandan düşmanları hatırlatılırken, diğer yandan da güven ve cesaret kazandırılmaktadır.

Böylece Müslümanlara kendilerine savaş açanlara karşı Allah desteğinde savaş izni veriliyordu. Hâlbuki o zamana kadar savaş yasağı devam ediyordu. O zamana kadar Allah kendilerinden sadece tebliğ, dâvet istiyordu. Kendiniz müslümanca bir hayat yaşayın ve bu imanlarınıza diğer insanları da çağırın deniyordu. Medine’ye hicretle birlikte Ensar ve muhacirin arasında bir güç oluşturuldu. Ama tabii Medine’de herkes müslüman değildi. Medine’de müslüman olmayan unsurlar da vardı. Yahudiler ve inanmadıkları halde inanmış görünen münafıklar vardı. Rasulullah efendimiz bunlarla bir anlaşma yaptı. Rasulullah efendimize ve beraberindeki Müslümanlara Mekke’de hayat hakkı tanımayan, onları Medine’ye hicrete zorlayan Mekkeli müşrikler orada da Müslümanları takip etmek ve onlara rahat vermemek niyetindeydiler.

İşte böyle bir ortamda Rabbimiz zulme uğradıkları için onları savaşa hazırlıyor ve savaş izni veriyordu. Açıkça müminlere karşı desteğini de böylece ortaya koyuyordu. Ben sizinle beraberim. Sizler benim desteğimdesiniz diyordu.

Çünkü mü’minler bütün yeryüzü insanlığının inanç ve ibadet hürriyetini teminat altına almak için hareket etmekteydiler. Ayrıca karşılarındaki azgınlar da tümüyle zulmün içindeydiler, zalimdiler. Hem kendilerine karşı zalimdiler hem de başkalarına karşı zalimdiler. Bu durumda Cenâb-ı Hak bu âyetiyle açıkça mü’minleri savunduğunu garanti etmektedir. Burada aklımıza bir soru geliyor. Mademki Allah mü’minleri savunacaktır, savunacağını garanti ediyor. Hal böyle olunca acaba neden onlara bu cihat emri gelmektedir? Neden savaşa katılarak ölümle, yaralanma ile, çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya gelmeleri istenmektedir? Halbuki netice belli olduğuna göre Rabbimiz onları hiç yormadan, üzmeden, acı çektirmeden, ölmeden, öldürmeden neticeyi gerçekleştiriverseydi olmaz mıydı? Bütün bunların hikmeti nedir acaba? Bütün bu sorulara verilebilecek bir tek cevap vardır, o da Cenâb-ı Hakkın yüce hikmetidir. Bizimse o hikmetten kavrayabildiğimiz ancak çok az bir kısımdır.

Rabbimizin bu kadar ayetleriyle apacık sizi destekliyorum diyerek bizleri uyarmasına rağmen; biz ümmet olarak İslam beldelerinde akan kana neden sessiz kalabiliyoruz. Neden gür sesimizle akan kanı durdurmaya çalışmıyoruz. Neden zalimin karşısında durmuyor veya duranların yanında yer almıyoruz. Hiç kendimizi sorguladık mı? Neden Ümmetimin kanı akarken, el kadar bebekleri denizlerde boğulup kıyıya vururken, evleri bombalanırken, yemek yerine kurşun yerken ve en kötüsü de namusuna ve dinine el uzatılırken ümmet sessiz sedasız uykusunda uyumaya devam etti. Rabbim bizi apaçık bir şekilde uyarıyor. Ben sizi destekliyorum diye. Ümmet için, akan kanı durdurmak için, Müslüman kardeşlerimizin bacılarımızın namusu için, el kadar bebelerin ölmemesi için gelin artık uykumuzdan uyanalım ki ümmetin refahına olacak hayırlı bereketli bir çalışma içine girip onların birliğine ve dirliğine karşı beraber olalım. Bizler beraber onların selameti için uğraştığımız an Rabbimizin hemen bizlere hidayeti, kuvveti ve selameti iniverecektir. Ümmet için elini taşın altına koyan ve koymaya çalışan bütün mü’min kullarından Rabbimiz razı olsun. Rabbimiz bizleri tekrar Ümmeti Muhammed ile beraber koşturan salih kullarından eylesin. Cumamızın Hayrı ve bereketi üzerimize olsun. Hayırlı Cumalar…

Selam ve dua ile…

  • Yorumla
KÖŞE YAZARLARI
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz